İslam Birliği Projesi
Bilal Yavuz

İslam Birliği Projesi

Her müslüman ülkenin İhvan-ı Müslim’in kadar büyük ve doğru bir cemiyetinin olduğunu düşünelim. Bu büyük cemiyetler ülkelerindeki diğer cemaatlerle beraber her sene bir temsilci seçsin.

Müslüman ülkelerden çıkacak bu önder temsilciler, uluslararası bir Şura kurup üç senede bir başkan seçsin. Şura başkanı ve ekibi müslüman ülkelerden gelecek sivil destekle dünyanın her yerinde ortak bir ağ kursun.

Bu ortak ağın eğitim kurumlarında Kur’an ve Hadis dili olan Fasih Arapça ortak lisanda eğitim verilsin. Her sene milyonlarca müslüman genç için diğer müslüman ülkelere gidiş-geliş-kaynaşma aktiviteleri sağlansın.

Özellikle Arap, Türk, Fars, Kürt düşmanlığı yapan insanlara dikkat edin. Çoğunluğunun düşmanlık ettiki kavimden arkadaşları yoktur. Eğer öteki taraftan dostları olsaydı müslüman kardeşine böylesine kindar bir şekilde düşmanlık edemezlerdi.

Bize Sivil Diriliş gerekiyor. Siviller birlik için ilk kibriti yaktığı an artık sivillerini memnun etme adına müslümanların türm hükümetleri bu hayırlı işe dahil olmak zorunda kalacaktır.

Dahil olmayan partiler başa gelemeyeceğini anlayacaktır. Bu ancak kuvvetli bir iletişim bağıyla oluşur. İletişim imkanları bugün tam olarak tabanların tavandan bağımsız istihbarat ağı oluşturabileceği zamana erişmiş durumdadır. Tabanların yasal zeminde kaynaşma devrimine terörist üstakıl, asla bir terör etiketi yapıştırım engel olamayacaktır.

Vaktinden erken doğum; yaşam değil ölüm getirir. Bu yüzden orta ve uzun vadede bir safları sıkılaştırma stratejisi elzemdir. Komplekslerden arınmalı. İttihad-ı İslam için ortak dil vaciptir. Bu da ancak halk arapçası değil, kadim ilim lisanı olan Fasih Arapça olabilir.

Müslümanlar, oluşturdukları ortak bir İslami Sosyal Medya üzerinden ortak lisanda ortak istihbarat ağı oluşturduğu zaman küresel güçler artık yaptığı hiçbir zulmü gizleyemez, algı operasyonlarıyla müslümanların zihniyetini bulandıramaz.

Çünkü ortaklık seri haberleşmeyi getirir. Sistemli bir taktiğin sırtında seri ve irtibatta uzmanlaşmış mücahitleri asla durduramazlar. Ülkemizde Milli Görüş bir düşünce tarzı ve siyasal ağırlıklı harekettir. Doğuda Mustazaflarınsa siyasal boyutuyla beraber sıkı sivil bağları bulunmasına rağmen yeterli ve yeterince şeffaf henüz olamamıştır.

Milli Görüş, Mustazaflar, Sosyal Doku Vakfı, İHH, Siyer Vakfı, İFAM denkleminden büyük çapta bir İhvan-ı Müslim’in tarzı cemiyet inkişaf etmelidir. En az İhvan kadar güçlü ve bütüncül bir cemiyetimiz olursa ancak Alem-i İslam’da söz sahibi olabiliriz.

Ancak bu sayede İhvan, Nahda, Cemaat-i İslami gibi mühim hareketlerle bir istihbarat ağı oluşturabiliriz. Ülkenin de geleceğini ancak bu sayede inşallah garanti altına alabiliriz.

İmtihan dünyasıdır, yarın yine iktidara aniden leşler gelebilir. O güne hazır mıyız? Parti bazında bir sağlamlık aramak abestir. Bize sarsılmayan bir sosyal ve siyasal Cemiyet gereklidir. Yeli ve Milli bir Cemiyet ancak bahsettiğim denklemden doğabilir.

Gidişat bunu gösteriyor. Ülkede Fatih ve Salahaddin basiretinde birçok hakiki İslamcı genç var. Ülkenin siyaseti aşırı derecede kirli olduğundan siyasete girmeyip yakın çevrelerine çekilmiş durumdalar.

Onları sahiden toparlamak ve diğer ülkelerdeki mücahid kardeşleriyle hakikikaten buluşturmak gerekiyor. Böylelikle mücahid nesil ele avuca sığmaz. Haçlı ve Siyon Mısır’daki gibi darbe yoluyla bir ülkeyi ele geçireye kalktı mı, ülkenin mücahid önderleri zalimin eline düşmeden taktik icabı kısa vadede geri çekilir, hicret eder.

Orta vadede o müslüman belde savunma planıyla yeniden milletinin olur. Bu sistem oluşmadığı için Sisi gibi sinsiler zorbalıkla makam koltuğunu işgal etmekte ve Muhammed Mursi’lerse Yusufî medreselerde…

Bu sistemin yokluğundan cesaret alıp ülkemize darbe girişimi oldu ve Erdoğan’a da aynı senaryo düşünüldü. Bize karşı şimdilik başaramadılar ama peki yarın? Toplumsal erdemler giderek çürüyor. Yarın muhafazakar kesimin %55 oranlarından %30 oranlarına düşmeyeceğine kim teminat verebilir?

Savunmada çelik çekirdek dönemine giriş için de ancak Sivil Diriliş meşalesi gereklidir. Daha önce bu kadar beton yoktu ve daha sahih işler vardı. Şimdi de hakiki İslamcı cemiyetin betona ihtiyacı yok. Gereken fedakarlığın edebiyatı değil kendisidir.

Bilal Yavuz

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Seren Serengil, Eylem İpek ile  Barışma Teklifini Kabul Etmedi
Seren Serengil, Eylem İpek ile Barışma Teklifini Kabul Etmedi
Başarılı Futbolcu Sosyal Medya’dan İhanet Açıklaması Yaptı
Başarılı Futbolcu Sosyal Medya’dan İhanet Açıklaması Yaptı