2019! Kaçırılmaması Gereken Mühim Fırsat…
Bilal Yavuz

2019! Kaçırılmaması Gereken Mühim Fırsat…

Hakiki bir İslamcı; tetikçilik yapmaz, yolsuzluğa göz yummaz, dikta yalakalığı yapmaz, belediyelerde ihale kovalamaz, haksızlığa rıza göstermez, zulme karşı susmaz, sorgusuz itaat etmez, tıpkı Mehmed Âkif gibi mesela…

Hakiki bir İslamcı; insanlıktan, kardeşlikten, istişareden, adaletten, iyilikten, hata yapıldı mı cesurca itiraf etmekten ve sorunu çözmekten, dürüstlükten, doğruluktan, fedakarlıktan yanadır, tıpkı Sezai Karakoç gibi…

Malesef çıkar ehli tepişirken, bu toprakların köklü değerlerinden biri olan nezih İslamcılık olgusuna da operasyon çekiliyor aslında. İslamcı maskeli faşistler ve İslamcı maskeli tetikçilerin, gelebilecek bir tasfiyede yerlerini kaybetmemek için birbirini ezmeye çalıştığı ikiyüzlü bir sürece şahidiz son dönemde. Yer yer namuslulara çevrilen o namussuz namlular, birbirlerinin çehresine çevrilmiş durumda.

%49 umuttur, onu büyütmeliyiz… %49 barışıp doğru bir lider etrafında kenetlenilirse; ülkeye tamamen barış ve huzur gelir, kutuplaşmalar biter, diktatörlüğün önüne geçilir. Referandumda hayır diyen HDP ve MHP tabanı barışabilir. Bu iki cenah din kardeşi. Bu iki cenah doğruysa gen coğrafyasına göre soydaş. Bu iki cenah insan… Bu iki cenahın öncüleri darbelerde zulmü beraber göğüsledi, yani derttaş. Bu iki cenah çok acılar gördü, birbirini en iyi belki onlar anlar. Sadece iki set… Bu iki parti, terör ve faşizme prim vermezse, bir gün kucaklaşabilir, fitneden cukkayı dolduran hakiki düşmanı beraber savuşturabilir. MHP ve HDP tabanı bu ülkenin fakir kesimidir. Filler tepişirken olan hep onların çocuklarına olur.

Adaletsiz kalkınma partisine bir soru sorabilseydim şunu sorardım. “Onca alkış, onca nutuk, onca yıkım,onca güç gösterisinden sonra için rahat mı, gönlün ferah mı, vicdanın memnun mu?” Haz ve hız çağında bu betondan kalkınma hangi gönlün derdine derman oldu? Fıtratlara aykırı kibirli gökdelenler, eğri restorasyonlar toplumun psikolojisini bozmaktan, ortamı gergin kılmaktan başka ne veriyor millete? 18 yaşımdayken bir önceki referanduma -istikbalde doğru bir anayasa- ümidiyle evet demiştim, bu uğurda destek amacıyla Melankoli adında bir şiirim yayınlanmıştı Yedi İklim kültür ve sanat dergisinde. Geldiğim yer: Mümin iki defa aynı delikten sokulmaz! Bu referandumda hayır dememin ne kadar doğru olduğunu %49 gösterdi şahsıma. Hayır diyeni teröristle aynı kefeye koyma tezinin boynu vuruldu! Evet demeyenin ahreti berbat olur tekfirciliği tutmadı! Evet demek farzdır fetvaları bumerang gibi çıktığı yeri vurdu…

Necib Fâzıl bugün yaşasaydı, kardeşi Sezai Karakoç gibi muhalif olmaz mıydı? Abdulhamid’e bile muhalif olan Mehmed Âkif; bugün hayatta olsaydı, bunca müstear trollüğün, tetikçiliğin, müfteriliğin, yolsuzluğun nihayetinde “bir kemik uğruna ne köpekler ürüyor” demez miydi?

Hakiki İslamcılar, tarihte hiçbir zaman kralın soytarısı olmamıştır. Onları hep zalim firavunun yüzüne hakkı haykırırken görürsün.

Kah Ebuhanife olup kırbaçlanarak şehid edilmiş, kah Said Nursi olup ölümlerden dönmüştür. Kah Hüseyin olup insanlığın selameti için şehadeti göze almışlar, kah Ömer gibi Rabbinin huzurundayken yani en zayıf anları fırsat bilinip zalimlerce şehadete yürümüşlerdir.

Ülke mülkünün yarısı %1 zengin kesimin elinde imiş! Hakiki İslamcı adaletin yanında, haksız kazancın karşısındadır! Evet komünist değildir, ancak kapistalist de değildir. Kapitalizmden komünizm gibi korkulmayan bir çağda, hakiki İslamcıların masalları bebe uyutmak için değil, adam uyandırmak içindir.

Bunları şunun için yazıyorum. Bugün bu toprakların öz evladı olan hakiki İslamcıların çoğunluğu iktidar partisinin yanında değildir. Bu yüzden kolay kolay seslerini duyuramazlar, çünkü karalistede marjinal bölümdedirler! Nerde bir din tüccarı varsa, İslamcı diye kirli medyanın içine yerleştirilmiştir. İşte bu yüzden İslama en büyük zararı havuz medyası veriyor! Yeni yetişen gençlerin önemli bir kesimi bu tipler yüzünden maneviyattan, mukaddesatından soğuyor!

Alengirli kıraathanelerin nargileli müptezel cahilleri bugün İslamcı diye konuşlandırılmış durumda. Hakiki İslamcılar iktidarı temsil etmediği için olabilecek bütün uzlaşma ihtimallerini bu fitneciler bertaraf etti ve sonunda AKP %100 negatife evrilen bir mutasyon geçirdi. Artık karşımızda kendi sesinden başkasını duymayan ve kaybetme korkusuyla gittikçe daha fazla bağıran bir parti var! Halbuki vesveselerini yenen, hakikileri barındıran, fitnecileri tasfiye eden, huzurdan yana bir AKP olsaydı; ne biz ondan kopardık, ne de ülke bu kadar keskin bir şekilde ortadan ikiye ayrılmazdı!

Yarınların kestirilemediği belirsiz bir tünele girmiş durumdayız! Allah akıbetimizi hayretsin… Ahmet Davutoğlu, Bülent Arınç, Meral Akşener ivedilikle alternatif bir parti kurmalıdır. 2019’da Abdullah Gül bağımsız olacak şekilde etrafında kenetlenmelidir. Altan Tan, Ahmet Türk gibi terör örgütüyle arasına mesafe kuranları da içine alacak şekilde hakiki bir anayasa ideali çevresinde bir kenetleniş… Bize lazım olan budur!

%49 kesim arasındaki sorunları çözecek adımı atarsa, hem onları temsil eden ittifak başa gelir, hemde huzuru, adaleti, barışı sağlayacak adımlar sözle değil icraatle sağlanır… %49 barışırsa, ülke barışır, ortadoğu barışır! Abdullah Gül, saydığım isimler ve CHP’ye gelebilecek yeni bir genel başkan bu işi götürebilir. 2019’da kaybetmek, belki de 2029’a kadar kaybetmek anlamına gelecektir! Bu yüzden gerçekleşecek ilk seçim çok önemli! Belki de son fırsat…

İyi değerlendirmeli… Doğru şahısları seçmeli… Ve sadede gelmeli…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mabel Matiz'e jet yanıt: Vatandaş şikayet hakkına sahiptir
Mabel Matiz'e jet yanıt: Vatandaş şikayet hakkına sahiptir
Gel Konuşalım Sunucusu Esra Eron Kimdir? Kaç Yaşında?
Gel Konuşalım Sunucusu Esra Eron Kimdir? Kaç Yaşında?